Kur’an-ı Kerim’de zikredilen kıssalar müminlere örnek olabilecek pek çok şahsiyetten söz eder.
Bu şahsiyetler çoğunlukla, karakterlerindeki güzellikleri gün yüzüne çıkartan türlü imtihanlarla yüzleşen, sergiledikleri tavırlarla Allah’ın övgüsüne mazhar olan peygamberlerden oluşmaktadır.
Bazı peygamberler Hz. Muhammed’e (s.a.s.) örnek olarak gösterilirken, Hz. Muhammed de (s.a.s.) İslam ümmeti için izinden gidilmesi gereken en güzel örnek olarak takdim edilmektedir. (1)
Bireysel hayatında, aile ilişkilerinde ve beşerî münasebetlerde ondan daha güzel bir örnek tahayyül etmek mümkün değildir. Peygamberlere gelince, onların Kur’an-ı Kerim’de zikredilen hayat hikâyeleri, pek çok alanda örnek alınabilecek güzel davranışlar içermektedir. Herkes kendisini ilgilendiren yönleriyle bu kıssalardan ders alabilir ve bir davranış geliştirebilir. Hz. Muhammed (s.a.s.) bir öğretmen için mükemmel bir modeldir.
Keza, problemli bir grupla ilgilenmek zorunda kalan birisi için Hz. Yakub’un sabrı iyi bir örnek olabilir. Kur’an’da tek başına bir ümmet olarak zikredilen Hz. İbrahim (2) kimseden ders almadan aklını kullanarak tevhit inancına ulaşabilmiştir. Bu hakikatleri güzel bir dil kullanarak çevresindekilere anlatmış, zor zamanlarında Allah’tan başka hiç kimseye bel bağlamamıştır. (3)
Hz. İbrahim’e inanan sınırlı sayıdaki kişiden birisi olan Hz. Lut, doğru zamanda doğru yerde bulunmuş, Allah tarafından nübüvvetle mükâfatlandırılmıştır. (4)
Kehf suresinde kıssaları anlatılan gençler, zalim yöneticilere karşı korkmadan iman hakikatlerini haykırmış, ihtiyaç duyduklarında Allah’ın yardımıyla düşmanların tasallutundan kurtulabilmişlerdir. (5)
Bütün bu örnekler hakiki imanı elde eden bir kişinin Allah’tan başka hiç kimseden korkmaması ve sadece O’na güvenmesi gerektiğini çok güzel açıklamaktadır. Ayrıca, Hz. Yusuf’tan iffetini korumanın erdemini ve affetmenin yüce gönüllülüğünü, (6) Tâlût’un ordusunda genç bir asker olan ve savaş meydanında herkesin kendisinden çekindiği Câlût’u öldürerek savaşın kaderini değiştiren Hz. Davud’dan cesaretin kodlarını öğrenmek mümkündür. (7)
Rol-model bağlamında genç sahabe efendilerimizden de çok şey öğrenilebilir. Hicret esnasında suikast teşebbüsüne rağmen korkusuzca Hz. Peygamber’in yatağına yatan Hz. Ali, müşriklere karşı cesaretle ilk defa Kâbe’de açıktan Kur’an okuyan Abdullah b. Mes’ûd, Taif Seferi’nde Hz. Peygamber’e atılan taşlara karşı kendini siper eden Zeyd b. Hârise, hicret esnasında Hz. Peygamber için istihbarat görevi yürüten Hz. Ebû Bekir’in kızı Esma, Hz. Peygamber’in emriyle iki haftada İbraniceyi öğrenen Zeyd b. Sâbit, gençliğinin baharında babasının yaşında sahabilerin bulunduğu bir orduya Hz. Peygamber tarafından komutan olarak tayin edilen Üsâme b. Zeyd (8) de bu vazifeleri gördüklerinde gönüllerini Allah’ın yoluna ram etmiş birer genç idiler.
Kur’an-ı Kerim’de doğrudan veya dolaylı olarak bahsi geçen Hz. Sare, Hz. Hacer, Hz. Asiye, Hz. Meryem, Hz. Lut ve Hz. Şuayb peygamberlerin kızları da sitayişle hatırlanacak şahsiyetlerdendir.
Hz. Peygamber’in ilk eşi olan sevgili annemiz Hz. Hatice’nin nasıl fedakâr ve itaatkâr bir hanımefendi olduğunu da unutmamak gerekir. (9)
Hz. Peygamber’den rivayet edilen pek çok hadise kaynaklık ederek Müslümanların aile hayatının tanzim edilmesine büyük katkı sağlayan Hz. Âişe validemiz de mesaisini hep ilme tahsis eden genç bir hanımefendi idi. (10)
Sonuç
Gençlik Allah tarafından insana bahşedilen en büyük nimetlerden birisidir. Bu dönemde elde edilecek kazanımlar bir gencin bütün hayatını yönlendirebilir.
Müslüman bir gencin bu dönemde kendisine verilen imkân ve nimetlerin geçici olduğunu hesaba katarak zamanında kendisini yetiştirmesi önemlidir.
Müslüman genç için en sağlıklı tercih, Kur’an’ın yol göstericiliğinde hayatını bütün yönleriyle şekillendirmesidir.
Kur’an’ın önerdiği güzel ahlak, disiplinli çalışmak, zamanını değerlendirmek, doğru bilgi kaynaklarına ulaşmak, söz ve eylemlerinde aşırılıktan kaçınmak gibi hasletler, bir mümin için yoldaki işaretler mesabesindedir.
Kur’an-ı Kerim’de başta Peygamber Efendimiz (sav) olmak üzere, diğer peygamberlerin hayatından ders alınabilecek örnek davranışlar zikredilmiştir.
Sabır, sebat, tevekkül, bağışlama, hayâ, cesaret, disiplin, iyilik, ilim merakı bunlardan bazılarıdır.
Sahabe efendilerimizin hayatı da hayatımıza ışık tutacak güzellikte tablolarla doludur.
Kur’an’ın eleştirdiği davranışları da bunlardan uzak durarak yine bir kazanıma dönüştürmek mümkündür. Bir Müslümanın dünya ve ahiret saadeti, her türlü aşırılıktan uzak, dini tamamen Allah rızasına hasreden bir yaşamda yatmaktadır.
Aşırılıklar heyecandan ve nefsi tatmin etmekten kaynaklanmaktadır. İradesini nefsinin arzularına ram eden bir kişinin sahil-i selamete ulaşması güçtür.
DİPNOTLAR
1- Ahzâb, 33/21.
2- Nahl, 16/120.
3- Nisâ, 4/125.
4- Ankebût, 29/26.
5- Kehf, 18/10-19.
6- Yûsuf, 12/33.
7- Bakara, 2/251.
8- Bakkal, Ali, Komutan Peygamber ve Yetiştirdiği Komutan Sahâbîler, Rağbet Yayınları, İstanbul 2015, s. 72-73.
9- Bkz. Sabuncu Ömer, Son Peygambere İlk İnanan İnsan Müminlerin Annesi Hz. Hatice, Semerkand, İstanbul, 2011.
10- Bkz. Sabuncu, Ömer, “Aişe bt. Ebû Bekir” Müminlerin Anneleri, Editör: Adnan Demircan, Ömer Sabuncu, Siyer Yayınları, İstanbul, 2017, 139246.
11- Yazı Alıntıdır, Doç. Dr. Mahmut ÖZTÜRK, Peygamberimiz ve Gençlik, DİA Yay.
adarselim@gmail.com



























