Acaba hiç düşündünüz mü, kaç tip tüketici var?
Siz hangi gruba dâhilsiniz?
Müsrif tüketici,
Cimri tüketici,
Yediğine ve içtiğine dikkat eden bilinçli tüketici,
Umursamadan yiyen ve içen bilinçsiz tüketici,
Sağlıklı ve temiz, helal gıdayı seçici tüketici,
Helal – haram demeden, zararlı ve yararlı olmasına bakmayan tüketici,
Ülkemiz ve özellikle bazı bölgelerimiz de bir alışkanlıktır; tüketim çeşitliliği olan patates ve patatesli yemekleri meşhurdur. Un ve unlu ürünlerde öyledir.
Adamın birine sormuşlar kahvaltı da ne yedin, “patates kızartması, domates çorbası” demiş. Öğlen yemeğinde ne vardı; “etli patates, domates salatası” cevabını vermiş. Tekrar sormuşlar ya akşam ne yedin; gururlanarak cevap vermiş: “Patates püre, pişirilmiş domates.”
Görüldüğü gibi çeşitlilik bol, ama yenen gıda aynı; patates ve domates.
Tohumunu satın almadan evinde kendileri yetiştirmişlere sözümüz yok. Ancak günümüzde en yaygın olarak tüketilen GDO’lu ürünler arasında yer alanlarda patates ve domates. Ticari amaçlı genetiği değiştirilmiş ilk ürün “Flavr Savr” adı verilen bir domates çeşididir. Bu domateste yumuşatılmaya neden olan enzimin üretimi durdurulduğu için uzun süre sert kalabilmekte ve olgunlaşmaları beklenildiği için lezzetlerinin artması da sağlanmış olmakta.
Bilindiği üzere GDO’lu ürünlerin başında mısır, soya, pamuk, patates, domates, buğday, pirinç, kabak, ayçiçeği ve pancar v.s. gelmekte. 2010’larda GDO’lu gıdaların 800’ü geçtiği bildiriliyor veya haberlerde yer alıyordu. Günümüzde ise, özellikle mısır ve soyadan üretilen “un, yağ, glikoz” şurubunun katıldığı gıdalardan gofret, büsküvi, çikolota çeşitleri, kraker, pudingten hazır çorbaya varıncaya dek hesaba katıldığında GDO’lu gıdaları varın siz hesap ediniz?
Elbette ki, Tüketici Hakları kurumsallaşmış, Tarım Bakanlığı birimlerince “gıda güvenliği, gıda hijyeni ve halk sağlığı” ön planda tutulmaya çalışılıyor ama sonuç düşündürücü. İnsanın sağlıklı, kaliteli, temiz ve helal, yani doğal olan gıda tüketmeye hakkı var. Devletin asli görevlerinden olan;
Canı
Malı,
Nesli,
Namusu,
Dinî koruma ve kollamadır.
GDO’lu gıdalar bu sıralamada olduğu gibi zararları ispat edilmiş ve edilecek vahim sonuçlarda gelecekte karşımıza çıkacak ve neden bu hale düştük, niçin böyle bir duruma geldik denilecektir.
İnsanlar mutlaka kendi sofralarına gelen yaşamın temel esası ve her canlının en temel ihtiyacı gıdayı sorgulamalı.
“Gıda ama nasıl ve hangi gıda yenmeli?”
Eğer kişi bu seçiciliği yapmazsa gıda tüketirken kendini tüketmiş olacak, belki de tüketmeyi öğrenmeye başladığında iş işten geçmiş ve kendi tükenmiş olacaktır.
Emr-i İlahî ve Kelam-ı Akdes bakın ne diyor:
“İnsan, yiyeceğine bir baksın!.” (Abese, 80/24)
adarselim@gmail.com



























