Adalet; her şeyi tam olarak yerine getirmek, herkesin hakkını vermek ve ölçülü davranmak demektir.
Diğer bir ifadeyle adalet; doğrudan ayrılmama, Haktan yana olma, hakkı yerine getirme, hakkı gözetme, haksızlığa uğrayanın elinden tutup hakkını alma, haksızın karşısına çıkma, her işi ehli olana verme, günlük hayatı disipline edip her şeyi lâyık bulunduğu yere koyma gibi manaları içeren çok yönlü ve anlamlı bir terimdir.
Bu bakımdan adalet, sosyal düzenin değer ölçüsü, hukukun ana hedefi, ülkelerin temel dayanağı, mülkün esası, ferdin gelişen vicdanı, arınan ruhu, yükselip parlayan imanıdır.
Adalet öyle bir nurdur ki, bulunduğu memleketleri ihya eder, onların maddi ve manevi yükselmesine sebep olur. Adaletin olmadığı yerde zulüm, fitne ve fesat olur. Bunlar düşmanlığın çoğalmasına, rızık kapılarının kapanmasına, yoksullukların, sefalet ve zilletin artmasına sebep olur. Bütün bunlar tarihin şehadet ettiği hakikatlerdir.
“Evet, adâlet iki şıktır:
Biri müsbet, diğeri menfîdir.
Müsbet ise, hak sahibine hakkını vermektir. Şu kısım adâletin bu dünyada bedâhet derecesinde ihâtası vardır.
İkinci kısım menfîdir ki, haksızları terbiye etmektir. Yani, haksızların hakkını, tâzib ve tecziye ile veriyor. Şu şık ise, çendan tamamıyla şu dünyada tezâhür etmiyor, fakat o hakikatin vücudunu ihsâs edecek bir sûrette hadsiz işârât ve emârât vardır.
Hem, her hak sahibine istidadı nisbetinde hakkını vermek, yani vücudunun bütün levâzımâtını, bekasının bütün cihazâtını en münâsip bir tarzda vermek, Cenab-ı Hakkın nihayetsiz adâletini gösterir. Bu nedenle kişi veya varlığa; ‘İhsan-ı İlâhîden fazla ihsan, ihsan değildir.’ Her şeyi olduğu gibi tavsif etmek gerektir. Yoksa rahmet-i Haktan ziyade ona merhamet edeceğiz diye hakkından fazla ona hak vermek veya hakkı olanından daha azını vermek de ona merhamet değil, şedit bir zulümdür. Çünkü adalet, hak sahibine hakkını vermektir.” (Nursî, rnk.) Yani kişi veya varlığa ya da her hangi bir olay ile olguya; gerçek değerinden fazla hak vermek veya tavsif etmekte, değerinden az hak vermek ya da tavsif etmekte haksızlık etmektir. Demek tarafsız bir bakış açısıyla değerlendirmek lazımdır. Cenab-ı Hak fermanında şöyle buyurur:
-
“Ey imân edenler! Haktan yana olup adaleti sapasağlam ayakta tutun, Allah için şahitler olun. İsterse kendinizin veya ana-babanızın, ya da yakınlarınızın aleyhine olsun (adaletten şaşmayın); isterse onlar zengin veya fakir olsunlar. Allah onlara sizden daha yakındır. Onun için hak ve adalette (kendi) hevesinize uymayın. Eğer adaleti yerine getirmekte veya şahitlikte dillerinizi eğer-bükerseniz veya büsbütün yüz çevirirseniz, (bilmiş olun ki) Allah yaptıklarınızdan haberdardır.”
-
“Şüphesiz ki Allah emânetleri ehline vermenizi, insanlar arasında hükmettiğinizde adaletle hükmetmenizi emreder. Doğrusu Allah, bununla size ne güzel öğüt verir! Şüphesiz ki Allah her şeyi işiten ve görendir.”
-
“Ey iman edenler!. Allah için hakkı titizlikle ayakta tutun, adalet ile şahitlik eden kimseler olun. Bir topluma olan kininiz, sakın sizi adaletsizliğe itmesin. Adaletle hareket edin; o takva Allah’tan korkup kötülüklerden sakınmaya daha yakındır. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. “
-
“Muhakkak ki Allah, adaleti, iyiliği, akrabaya yardım etmeyi emreder, çirkin işleri, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.”
-
“Şüphesiz Allah adil olanları sever.” (Nisa, 4/135, 58; Maide, 5/8; Nahl,16/90; Hucurat,49/9, Mümtehinne, 60/8)
Hz. Peygamber (sav) de;
“Bir saat adaletle iş görmek, yetmiş sene nafile ibadetten daha hayırlıdır”
“Hükmünde, yönetimi ve velayeti altında olanlar hakkında adil davrananlar, Allah katında nurdan minberler üzerinde olacaklardır” (Müslim, Ahmed bin Hanbel, Tirmizi) diye mükâfatların büyüklüğünü haber vermektedir.
İnsanlar kudret, servet, makam ve mevki itibariyle birbirinden farklıdır. Bunları birbirine tecavüzden men edecek bir kuvvet, bir engel varsa, o da adalettir. Bu bakımdan herkes bulunduğu makam, mevki, kariyer ve aile reisliği ve hatta bulunduğu her meslekte bir sorumluluğu vardır. Bu bakımdan adaleti gözetmek ve adaletli davranmak her insanın vazifesidir.
adarselim@gmail.com